Anneme; Benim hayatım seni hep özlemekle geçti anneciğim. Rüyalarımda seni görüp de uyanınca karanlığı görmek hep ürküttü beni. Ateşlendiğimde seni yanımda göremedim hiç. Herkes okulda annesinden bahsederken ben kep sustum anneciğim. Hep güçlü gözükmeye çalıştıysam da, gece yatağıma yattığıma girdiğimde gözümde bir iki damla yaş belirdi ve her gece uyumadan önce sana dua ettim anneciğim ettim anneciğim. Okulda kutlanan bayramlarda ve şiir törenlerinde yanımda hiç olmadın. Karnelerimiz dağıtılıp, anneler Tebrik edilirken ben hep geri durdum. Seni her özlediğim de fotoğraflarınla avundum, uzanıp dokunmak istediğimde ellerine, ellerim hep boşluğa düştü. Yere düşüp dizim kanadığında annemin şefkatli kollarında değil, doktorların ve hemşirelerin elindeydim ben. Uyutmak ya da masal okumak için kimse yatağıma götürmedi beni. Ben hep o soğuk karanlık odamda yalnızdım. Sen yoktun yanımda. Hayatın soğuk bedeninde yalnızdım. Sen benim ‘anne’ deyişimi hiç duymadın. Ama biliyorum duyuyorsun arık sesimi. Sen şuan uzaktasın belki. Ama her gece bir perde alçılıyor rüyamda ardında sen oluyorsun anne. Rüyamda alıyorsun beni kucağına öpüyorsun, kokluyorsun. Sonra beni yere indiriyorsun, perde kapanıyor, gözlerim açılıyor ve karşımda boş ve karanlık bir duvar. İşte o zaman içimi bir hüzün kaplıyor. Gecenin soğuğunda olabildiğince yalnız hissediyorum kendimi. Fotoğraflarını gösteriyorlar bana, bu senin annen diyorlar. Ben de alıyorum fotoğraflarını öpüyorum, öpüyorum, öpüyorum. İşte düşlerimdeki kadar güzel benim annem diyorum. Diyorum demesine ama sonrada içimden ‘iş işten geçtikten sonra güzellik niye?’diye geçiriyorum. Daha sonra ‘ahh anne keşke mümkün olsada yanımda olsan da sana şiirler okusam, doğum gününde, anneler gününde sana hediyeler alsam.’ Ben anneler gününü hep ağlayarak geçiriyorum. Çünkü sen yoksun, anne yoksun. Bazı geceler uyku tutulmuyor işte kalkıyorum. Ay’ı seyrediyorum bütün güzelliğiyle daha sonra sensiz buz gibi yatağa uzanıyorum. Başımı yorganın altına sokup sessizce ağlıyorum. Seni çok özlüyorum anne. Beraber gezmeyi, ödevlerimi yapmayı, özel günlerde yanımda olup benimle vakit geçirmeni öyle istiyorum ki. Sen benim kalbimde hiç solmayacak kadar canlı bir çiçeksin. Geçenlerde anneannem bana senin elbiseni giydirdi. Üstümde görünce de ağlamaya başladı. Sonra bende dayanamadım. Zaten son zamanlarda hiçbir şeye dayanamıyorum. Sensizlik her Geçen gün hasrete ve özleme dönüşüyor. Ahh anne sensizlik beni kahrediyor. Söylediklerini yapıyorum anneciğim. Terliksiz yerlere basmıyorum, terli terli soğuk su içmiyorum. Aç karnına abur cubur yemiyorum. Bak anne sözünüde dinliyorum. Neden hala gelmiyorsun? Anneanneme senin hakkında sorular sorduğum zaman başını çeviriyor, sonra konuşuruz gibi sözlerle oyalamaya çalışıyor. Neden ama neden kimse bir şeyler söylemiyor. Haykırışlarımı duyuyor musun? Peki, niye cevap vermiyorsun? Niye gelmiyorsun? Hani küçükken istediğim o pahalı oyuncaklar filan varya onlarda istemem artık. Yeter ki gel anne gel. Bak bir anneler günü daha geldi anne. Sana hediyede aldım. Biliyorum gelmeyeceksin yine değil mi anne? Yine ben bu anneler günüde ağlayarak, seni özleyerek ve seni bekleyerek geçireceğim. Ama her zamanki gibi ne gelen olacak ne de giden. Duyuyorsun değil mi beni anne? Ne kadar uzakta olursan ol seni çok seviyorum ve bensiz geçirdiğim bir anneler gününü daha kutluyorum… Elif Elif'e ait eserler Mektup: An http://www.edebiyatkosesi.com/mektup/Anneme_Elif.asp |